Balkon Bahçesi Nasıl Kurulur
Balkonum 4 metrekare. Kuzeybatıya bakıyor, öğleden sonra üç saat kadar doğrudan güneş alıyor, geri kalanı gölge. İlk yıl bu balkonda domates yetiştirmeye çalıştım ve elimde otuz santim boyunda, üç tane cılız meyve veren bir bitki kaldı. İkinci yıl aynı alanda maydanoz, fesleğen, kıvırcık marul, çilek ve iki saksı nane ile mutfağımın yarısını karşıladım. Aradaki fark bilgi değil, doğru sırayla hareket etmekti. Balkon bahçesi kurma işi, tohum ekmekle değil, balkonu tanımakla başlıyor.
Aşağıda kendi denemelerimden, yanlışlarımdan ve zamanla oturttuğum düzenden çıkardıklarımı anlatıyorum. Küçük alanda çalışıyorsanız her karar diğerini etkiliyor; o yüzden sırayı bozmadan okumanızı öneririm.
Balkonu Tanımak: Kurulum Öncesi Yaptığım Hazırlık
Bir balkonda neyin yetişeceğine siz değil, balkon karar veriyor. Ben bunu kabullendikten sonra iş kolaylaştı.
Işığı Bir Hafta Boyunca Kayıt Altına Aldım
Elime bir kağıt aldım ve bir hafta boyunca sabah 8'den akşam 7'ye kadar iki saat aralıklarla balkona bakıp güneşin nereye vurduğunu not ettim. Sonuç şaşırtıcıydı: gözümle "güneşli" sandığım korkuluk dibi aslında günde bir saat ışık alıyordu, asıl aydınlık nokta duvarın önündeki köşeydi. Bu basit kayıt, saksı yerleşimimi tamamen değiştirdi. Sitede ışık koşullarını analiz etmeye ayırdığım daha detaylı anlatımda ölçüm yöntemini adım adım bulabilirsiniz, ama şu kaba ayrım çoğu balkon için yeterli:
| Günlük direkt güneş | Uygun bitkiler |
|---|---|
| 6 saat ve üzeri | Domates, biber, patlıcan, kekik, biberiye, çilek |
| 3-5 saat | Marul, roka, ıspanak, fesleğen, maydanoz, çilek (az verimli) |
| 2 saat ve altı | Nane, kuzukulağı, yeşil soğan, gölge seven süs bitkileri |
Rüzgârı ve Taşıma Kapasitesini Hafife Almayın
Beşinci kattayım ve ilk yıl rüzgârın fesleğenimi kurutmasını hastalık sandım. Oysa sorun sürekli hava akımıydı; toprak yüzeyi iki saatte kupkuru oluyordu. Korkuluğa taktığım kamış hasır ve saksıları duvara yaklaştırmam meseleyi çözdü. Bir de ağırlık: dolu toprakla 40 litrelik bir sandık 50 kiloyu geçebiliyor. Ağır kapları balkonun duvar tarafına, taşıyıcı kısma yerleştirdim; korkuluk askılarına yalnızca hafif, küçük saksılar koydum.
Su ve Drenaj Düzenini Baştan Kurdum
Balkonda sulama, apartman komşuluğunun sınavıdır. Her saksının altına tabla koydum ama tablaların içinde su bekletmedim; kökler o durgun suda çürüyor. Fazla suyun alt kata damlamaması için sulamayı iki aşamada, azar azar yapıyorum. Yaz aylarında günlük sulama zorunlu hale gelince küçük bir damlama düzeni kurdum; sulama sistemi kurulumunu anlattığım sayfadaki mantığı balkon ölçeğine indirmek yeterliydi.
Kurulum: Kap, Toprak ve Bitki Seçimi
Hazırlık bittiğinde asıl keyifli kısım başlıyor. Burada acele edip hazır saksı toprağı torbasını doğrudan kullanmak, benim en pahalıya ödediğim hatam oldu.
Derinlik, Genişlikten Daha Önemli
Küçük alanda insan geniş ve sığ kaplara meylediyor, çünkü öyle daha çok bitki sığıyor gibi görünüyor. Gerçek şu ki kök derinliği yetmezse bitki büyümüyor. Kendi ölçülerim:
- 15-20 cm: Marul, roka, tere, yeşil soğan, fesleğen
- 25-30 cm: Maydanoz, nane, çilek, kekik, biberiye
- 35 cm ve üzeri: Domates, biber, patlıcan, cüce fasulye
Plastik saksılar hafif ve suyu daha uzun tutuyor, ben yazın onları tercih ediyorum. Toprak saksı estetik ama sıcakta çok hızlı kuruyor, her gün sulamaya vaktiniz yoksa zorlar. Kumaş yetiştirme torbaları da dar balkonlarda işe yarıyor; hem hafif hem kök havalanması iyi.
Karışımı Kendim Hazırlıyorum
Saksı bahçeciliğinde toprak sıkışıp havasız kalıyor, bu yüzden bahçe toprağını olduğu gibi balkona taşımak işe yaramıyor. Benim oturttuğum oran şöyle: üç ölçü kaliteli torf/toprak karışımı, iki ölçü solucan gübresi veya olgun kompost, bir ölçü perlit veya iri kum. Perlit drenajı açıyor, kompost besini ve su tutumunu sağlıyor. Doğru toprak seçimi ve organik üst toprak hazırlama konularını ayrıca anlattım; balkonda özellikle hafiflik ve gözeneklilik peşinde olmanız gerektiğini aklınızda tutun.
İlk Sezonda Az Çeşit, Çok Sayıda
Yeni başlayanların ortak hatası: on farklı bitkiden birer tane. On ayrı bakım rutini demek bu. Ben ikinci yıl dört çeşide indim, her birinden üç-dört bitki ektim. Hem hasat gerçek anlamda mutfağa girdi hem de bitkileri karşılaştırarak hatalarımı gördüm. Fesleğen, marul, maydanoz ve nane ile başlamanızı öneririm; hepsi affedici, hızlı sonuç veriyor ve tohumdan çimlendirmesi kolay. Tohum yerine fideyle başlamak da ilk sezonda motivasyonu koruyor.
Bir de takvimi duvara astım. Balkonda mevsim geçişleri hızlı yaşanıyor; nisanda ektiğim marul temmuzda tohuma kaçıyor, yerine ağustosta yeni ekim yapmam gerekiyor. Bakım takvimini not etmek, bu döngüyü kaçırmamı engelledi. Aynı şekilde saksı bitkileri toprağındaki besini üç-dört haftada tükettiği için gübreleme aralığını da yazıyorum; küçük hacimde besin takibi bahçeden daha kritik.
Yaprak biti veya küllenme gibi sorunlar bal