Rüzgardan Etkilenen Balkonlarda Bitki Seçimi
Oturduğum dairenin balkonu sekizinci katta ve batıya bakıyor. İlk yıl bunun ne anlama geldiğini bilmiyordum; iki fesleğen saksısı, bir domates fidesi ve bir sardunya aldım, hepsini korkuluğun dibine dizdim. Üç hafta sonra fesleğenin yaprakları kenardan kavrulmuş, domatesin gövdesi ikiye kırılmış, sardunya ise tek başına gülüp oynuyordu. O gün anladım ki balkonda esas mesele güneş değil, rüzgar. Işığı bir şekilde ölçebiliyorsunuz, saksıyı kaydırıp gölgeye alabiliyorsunuz; ama rüzgarı yok sayamıyorsunuz. Yıllar içinde denediğim, kaybettiğim ve sonunda tutturduğum bitkilerden çıkardığım dersleri anlatacağım.
Rüzgarın bitkiye verdiği zarar iki koldan gelir: mekanik zarar, yani gövdenin kırılması, yaprakların yırtılması; ve kurutucu etki, yani yaprağın terlemeyle kaybettiği suyu kökün karşılayamaması. İkincisi çok daha sinsidir. Toprak nemli olduğu halde yaprak kenarları kahverengileşiyorsa, sizin bir sulama problemi değil bir rüzgar probleminiz var.
Rüzgarlı Balkonda İşe Yarayan Bitki Karakteri
Bitki seçerken artık etiketteki isme değil, bitkinin fiziğine bakıyorum. Yaprağı nasıl, gövdesi nasıl, kökü ne kadar yer istiyor? Rüzgara dayanıklı bitkiler genelde birbirine benzeyen birkaç özellik taşıyor ve bu özellikleri bir kez tanıdığınızda çiçekçide kendi kararınızı verebiliyorsunuz.
Küçük, kalın veya tüylü yaprak arayın
Geniş ve ince yaprak, rüzgarda yelken gibi davranır; hem yırtılır hem suyunu hızla kaybeder. Buna karşılık iğne yapraklılar, kalın etli yapraklılar ve yüzeyi tüylü olanlar çok daha rahat. Benim balkonumda beş yıldır hiç şikayet etmeyen isimler: biberiye, lavanta, kekik, adaçayı, santolina, şimşir, ardıç, kurtbağrı ve sedum türleri. Bunların hepsinde ya yaprak yüzeyi küçük ya da mumlu-tüylü bir koruma tabakası var. Süs bitkisi tarafında ise begonvil (dibi korunaklıysa), sardunya, gazanya ve süs otlarından karex, festuca, pennisetum harika duruyor. Süs otlarını özellikle severim; rüzgara direnmek yerine onunla birlikte salınıyorlar, dolayısıyla kırılmıyorlar.
Alçak ve yayılan formu tercih edin
Aynı türün bodur çeşidi varsa onu alın. Uzun boylu, tek gövdeli, tepesi ağır her bitki rüzgarlı balkonda bir kaza adayıdır. Domates yetiştirmek istiyorsam sırık tipi yerine bodur (determinate) çeşitleri seçiyorum; hıyarda yerde yayılan tipleri, biberde ise gövdesi kalın olan sivri biberi tutturmak çok daha kolay. Sebze tarafında ilk kez deniyorsanız yaprak sebzeleriyle başlamak mantıklı: pazı, roka ve maydanoz beklediğimden çok daha dirençli çıktı. Marul ise rüzgarda hızla acılaştığı için beni hep hayal kırıklığına uğrattı.
Kökün yerleşeceği hacmi cimrilik etmeden verin
Rüzgarlı balkonda saksı seçimi bitki seçiminin yarısıdır. Küçük ve hafif plastik saksılar devrilir, devrilmediğinde ise içindeki toprak saatler içinde kurur. Ben en az 25-30 cm derinlikte, ağır (terracotta veya kalın plastik) ve tabanı geniş kaplar kullanıyorum. Uzun dikdörtgen balkon kasaları, korkuluk dibine yerleştirildiğinde hem stabil oluyor hem bitkiler birbirini koruyor. Harcın da rüzgarlı balkonda farklı olması gerekiyor: torf ağırlıklı hafif karışımlar çok çabuk kuruyor, ben içine bir miktar bahçe toprağı ve kompost katarak ağırlaştırıyorum. Toprak hazırlığı konusunda sitedeki organik üst toprak rehberindeki karışım oranları benim de başlangıç noktam oldu.
Yerleşim ve Koruma: Bitkiyi Değil Ortamı Değiştirmek
Doğru bitkiyi seçtikten sonra ikinci iş, balkonun rüzgar haritasını çıkarmak. Bu haritayı ben ince bir kurdele parçasını farklı noktalara bağlayarak yaptım. Bir hafta boyunca hangi noktada kurdelenin nasıl davrandığını izledim ve balkonun köşelerinin ortasından çok daha sakin olduğunu gördüm.
Katmanlı dizilim kurun
Rüzgarın geldiği yöne en dayanıklıları, arkasına orta dirençlileri, en dibe hassas olanları koyuyorum. Örneğin ön sırada biberiye ve şimşir saksıları, arkalarında fesleğen ve nane. Bu basit sıralama fesleğenlerimin ömrünü iki katına çıkardı. Bitkileri tek tek dağıtmak yerine gruplamak da işe yarıyor: bir arada duran saksılar kendi aralarında nemli bir mikro iklim oluşturuyor.
Rüzgar kesici seçerken hava geçirsin
İlk denememde korkuluğa tamamen kapalı bir branda gerdim, sonuç felaket oldu. Rüzgar brandanın üstünden atlayıp arkada döngü yaptı, üstelik fırtınada branda saksıları da sürükledi. Doğrusu, havanın bir kısmını geçiren yapılar: gölge fileleri, kamış hasır paneller, seyrek dokunmuş bambu perdeler. Bunlar rüzgarı kesmez, hızını kırar; asıl istediğimiz de bu. Panelleri korkuluğa mutlaka birden fazla noktadan, plastik kelepçeyle bağlıyorum.
Su ve besleme ritmini rüzgara göre kurun
Rüzgarlı bir balkonda sulama sıklığı, aynı iklimdeki korunaklı bir balkondan neredeyse iki kat fazla olur. Ben parmağımı 3-4 cm daldırıp kontrol ediyorum, takvime göre değil. Toprak yüzeyine ince çakıl veya kabuk malç sermek buharlaşmayı belirgin biçimde azaltıyor; bunu yaptığım yıl sulama sayım hissedilir şekilde düştü. Damlama sistemi kurmayı düşünüyorsanız rüzgarlı balkonlar tam da bunun en çok işe yaradığı yerler. Gübrede ise abartmıyorum; bol azotla hızlı büyütülen sürgünler yumuşak ve gevrek oluyor, ilk sert rüzgarda kırılan hep onlar.
Rüzgarlı balkonda başarının sır